Epimedyumlu Macun +Stag 9000 sadece 79 TL

Resmi satış fiyatı 49 lira olan Epimedyumlu Macun ile dünyanın en iyi geciktirici spreyi olan  Stag  9000 Sprey birlikte alımlarda şirketimizin oluşturduğu yaz ayı kampanyasıyla  performans paketi 2 si birlikte sadece 79 TL

Kampanya detayları;

– Bu kampanya 100 adet ile sınırlıdır.

- Kampanya dahilinde kargo ücretsizdir.

- Kampanyadan faydalanabilmek için, Sipariş sayfasına ulaşarak bilgilerinizi yazın, siparişinizin 2. adımında Sipariş Notu kısmında “KAMPANYA” yazmanız yeterlidir.

– Bu kampanyayı satın aldığınız da ödemeyi kapıda yapabilirsiniz.

-Epimedium Macun      epimedyumlu macun

Epimedyumlu Bitkisel Macun Yurtdışı Siparişi

 YURTDIŞI ÜRÜN SİPARİŞİ

Sipariş vereceğiniz tüm ürünler yurtdışında tüm ülkelere PTT Kargo ile %100 güvenli olarak gönderilmektedir, sipariş verirken izleyeceğiniz adımları aşağıda bulabilirsiniz.

Yurtdışından Nasıl Sipariş Verebilirim?

 Sipariş vermek istediğiniz ürün için  0 505 598 51 44 nolu telefon ile veya  kadim_dost@hotmail.com iletişime geciniz,

 Satış ekibimiz siparişinizi tüm detaylarıyla teyid edecek ve sizden teslimat adresinizi iletmenizi isteyecektir.

  Satış temsilcimiz siparişinizin ödeme tutarını ve banka hesap bilgilerini tarafınıza iletecektir.

• Ödemeniz onaylandıktan 1 iş günü içinde siparişiniz kargoya teslim edilecektir.

 Siparişiniz kargoya teslim edildikten sonra satış temsilcimiz size kargo takip numarası iletilecektir, size iletilen numara ile  www.ptt.gov.tr adresinden siparişinizi online takip edebilirsiniz.

Yurtdışı Kargo Ücreti ne kadardır?

•  Yurtdışı siparişlerinizde ’’6 ürüne kadar  Avrupa  ülkelerı için  60  tl dir. Bu ağırlığın üzerindeki gönderilerin ücretleri satış ekibimiz tarafından size bildirilecektir.

Sipariş vereceğim ürünler gümrükte sorun çıkarıyor mu?

•Themra Epimedyumlu macun ürünümüz  toplu veya tekli gümrükte herhangi bir sorun çıkarmamaktadır.

Sipariş vereceğim ürünler nasıl paketleniyor?

• Sipariş vereceğiniz ürünler deneyimli ekibimiz tarafından hazırlanmaktadır, tüm ürünler zarar görmeyecek şekilde paketlenir.

 Yurtdışından Sipariş vermek istiyorum, kaç günde teslim alabilirim?

• Siparişiniz kargoya teslim edildikten 10/14 gün içinde size teslim olacaktır. (Almanya, Hollanda, Fransa,İsviçre,Belçika,Azerbaycan,Özbekistan gibi ülkelere 7/10 gün içinde teslim edilmektedir)

• Adres Bilgilerinizi belirtirken;  cadde, sokak, ilçe, il, posta kodu, kapı no, daire no gibi bilgileri mail yoluyla  eksiksiz olarak iletmeniz gerekmektedir.

• Ödemenizi gerçekleştirdikten sonra  kadim_dost@hotmail.com  adresine mail yoluyla bilgi vermeniz gerekmektedir.

• Yurtdışından yapılan alışverişlerde, kapıda ödeme ve kredi kartı ödeme seçeneği yoktur.

• Kargo ücreti, siparişinizdeki ürünlerin hacmine ve ağırlığına göre değişiklik göstermektedir, bu nedenle kargo ücreti siparişinizdeki ürünlerin ağırlığı doğrultusunda satış temsilcilerimiz tarafından mail yoluyla size bildirilecektir.

 Ürünlerle ilgili Bilmeniz Gerekenler Nelerdir?

• Tüm ürünlerimiz yurtdışına gönderilebilmektedir.

• Toplu alımlar 30 Kg a kadar tek paket halinde gönderilebilmektedir.

• Özel isteklerinizi  kadim_dost@hotmail.com adresine mail göndererek bilgi alabilirsiniz.

Tüm Sorularınız için; 0 505 598 51 44 ( 24 saat) +90 (0232) 421 66 77 (24 saat)  nolu telefondan arayabilir  kadim_dost@hotmail.com adresine mail gönderebilirsiniz.

HalkBankası Hesap Bilgileri – ( TL / EURO / USD )

IBAN NO:         TR320001200974500001027498

HESAP NO:    01027498

ŞUBE KODU: 745 – Buca / İZMİR

Türkiye HALKBANKASI  Uluslararası Havale / Eft Kodu : TRHBTR2A

YURTDISINA KOLİ GÖNDERİ HESAPLAMA

Sertleşme sorunları ve tedavi yöntemleri-Epimedium

Epimedyumlu macun  olarak sizlere cinsel konularda dogru bilgiler vermeye devam ediyoruz.Bu günkü yazımız ülkemizde bir çok erkeği ilgilendiren sertleşme sorunları ve tedavi yöntemleri.

Türk toplumu olarak sevincimizi de acımızı da paylaşmaya yatkın insanlarız. Sevinçler paylaşıldıkça büyüdüğüne, acılar da paylaşıldıkçaazaldığına göre, böyle davranmakla doğru da yapıyoruz. Ne var ki her konuda başaramıyoruz açık yürekli olmayı. Özellikle de cinsellikkonusunda…

Kadınlar kendi aralarında bir yere kadar birbirlerine daha şeffaf davranabiliyorlar, ama erkekler kendilerine yüklenen sosyal ve psikolojik rollerden dolayı bunu çoğunlukla başaramıyorlar. Oysa cinsellik alanında yaşanan sorunlar, tıptaki tarifiyle cinsel fonksiyon bozuklukları, bedenimizin herhangi bir yerinde meydana gelen diğer hastalıklar kadar yaygın. Örneğin bir mide, bir böbrek hastalığınızı doktora gitmeden nasıl tedavi ettiremezseniz, cinsel fonksiyon bozuklukları için de aynı şey geçerli. Üstelik tedavi ettirilmeyen bu sorunlar kendiliğinden geçmediği gibi, geciktirildikçe ilerleyebiliyor da.

Toplumumuzda evli bakirelerin sayısı hiç de küçümsenemeyecek boyutlardadır. Araştırmalar çoğu vakalarda kadın ve erkekte fizikselhiçbir rahatsızlık bulunmadığı halde yanlış bilgilendirilme, şartlanma ve de konuşamama sonucu evliliklerin cehenneme döndüğünü göstermektedir.

Kendilerine sakladıkça devleşen sıkıntılarını üzerlerinden atıp, hayatı yeniden yaşamaya başlamak isteyenler bu yazı dizisini mutlaka okumalı…

Sizin sorununuz iktidarsızlık mı?
Cinsel problem dendiği zaman, akla ilk gelen erkekler ve iktidarsızlık olur. Oysa cinsel fonksiyon sorunları erkekler kadar kadınlar arasında da yaygın ve de erkeklerin bu alandaki tek problemi iktidarsızlık, diğer adıyla sertleşme sorunu değil.

Çoğu zaman kapalı kapılar ardında yaşanan cinsel problemler erkeklerde sertleşme sorunları, erken boşalma ve cinsel isteksizlik olarak sıralanıyor. Kadınların yatak odasını cehenneme çeviren başlıca sorunları ise istek bozuklukları, orgazm bozuklukları, ağrılı ilişki ve vajinismus.

İktidarsızlıktan ne zaman söz edilebilir?
Sertleşme sorunu, cinsel istek olduğu halde, yeterli sertliği elde edememe durumudur. Bunu örneklersek, genç ya da yaşlı, normal cinselliği olan bir insan günün birinde bir kere, iki kere ya da belirli bir süre için ereksiyonda başarı sağlayamamışsa, bu tedavi gerektiren bir durum değildir. Uzmanlar, geçici sertleşme sorunuyla, tedavi gerektiren durumun ki tıpta buna erektil disfonksiyon deniliyor, kişiler tarafından karıştırıldığının önemle altını çiziyorlar.

Örneğin bir genç, özellikle ilk deneyimi sırasında bulunduğu yerin şartları nedeniyle kendisini uyaran bir ortam bulamamış ve sertleşmeyi sağlayamamışsa, hayatı boyunca bunu belleğine yerleştirebiliyor, ‘demek ki ben bu konuda hastayım’ diyebiliyor. Üstelik bu ruh halinin ömür boyu taşınma riski de oldukça yüksek.

Üroloji uzmanı Prof. Halim Hattat, konuya şöyle yaklaşıyor:
“Zaten gençlerdeki önemli sorunlardan birisi bu. İlk deneyimdeki başarısızlıkla şok yaşayabiliyor. Böyle olmasa, ilk deneyim hayal kırıklığıyla yaşanmasa bile, normal cinselliği devam eden bir insanın günün birinde bu konuda problemi çıkması konuyu yine aynı şekle getiriyor. Böyle bir durumda ‘ortada ciddi bir cinsel problem var’ diyemeyiz. Bu kişiler bize geldiğinde biz bunu kendilerine açıklıyoruz. Hekime müracaat etmenin ne kadar önemli olduğu burada ortaya çıkıyor.”

Ne zaman doktora gitmeli?
Cinsel fonksiyon bozukluklarında uzmanlar ancak kendilerine gelenlere yardımcı olabiliyor. Gelmeyenler problem yaşıyor, olayı kafasında büyütüyor ve sorun giderek daha büyük boyutlara taşınıyor.

Şu sıkıntılardan biri yaşandığında kişinin bir hekime başvurma zamanı gelmiş oluyor. En az altı ay süreyle, minimal üç ay, cinsel istek olduğu halde ilişkiye girememe, ilişkiye girmek için yeterli sertliği elde edememe veya sürdürememe. Bu çerçeveden bakıldığında, böyle olan vakalara uzmanlar ‘tedavi gerektiren durum’ diyor. İktidarsızlık işte bu çerçevede ele alınıyor.

Erektil bozukluklar yaşamı tehdit eden hastalıklar grubuna girmediğinden ve kültürel, dinsel nedenlerle tabu olarak sayıldıklarından, bu konuda doğru istatistiksel bilgilere ulaşmak oldukça zor oluyor. Bununla birlikte geçmiş yıllarda erkekler sessizce sıkıntı çekme eğilimi gösterseler de, birçok toplumda ve bizde erektil disfonksiyon artık tabu olmaktan çıkmaya başladı. Tam seksüel fonksiyon yaşam kalitesinin önemli parçası olarak görüldüğü için, yaşam beklentileri arttıkça daha çok erkek tedavi konusunda istekli hale geldi.

Bu konuda en güvenilir bilgi, ABD’nin Massachusetts Üniversitesi araştırma bölümünde ‘Massachusetts Aging Study’ adı altında yapılan araştırmayla elde edildi. Çalışmada, bütün dünyadan 40-70 yaş arası grubundan bin 290 denek incelendi, sorgulamada belirli sorulara verilen cevaplar değerlendirildi ve deneklerin yüzde 52′sinde sertleşme sorunu tespit edildi.

Sertleşme sorunu üç kademeli
Prof. Halim Hattat, “Biz Türkiye’de 2 bine yakın insanda böyle bir çalışma yaptık ve erektil disfonksiyon sorunu katılanların yüzde 65′inde çıktı. Bu çalışmayı 13 ayrı şehirde Androloji Derneği olarak gerçekleştirdik. Dünyadaki verileri gördükten sonra bu çalışmaya ‘Türkiye’de neler oluyor’ diye başladık ve çok yüksek bir oranla karşılaştık” diyor,

Uzmanlar, bu kişilerin hepsinin çok ciddi sorunları bulunduğunu söylemenin yanlış olacağını hatırlatıyor. Onlar tüm vakaları üç gruba ayırıyor: Orta grup, hafif grup ve ciddi grup. Hafif grupta, bir – iki kere sorun yaşamış ya da az problemi olanlar var. Orta gruptaki zaman zaman sertleşme sorunu yaşayanlar. Ciddi grup ise, bütün uyaranlara rağmen uzun süredir sertleşme sorunu yaşanmasını, ilişkiye girememeyi ifade ediyor. Böyle bakıldığında, Massachusetts araştırmasına göre, %52′lik oranın yüzde 10′u çok ciddi, %25′i orta şiddette, yüzde 17′si hafif şiddette bulunmuş.

Türkiye’de de oranlar buna yakın. Bizde oranın %65 olarak ortaya çıkmasının belki de eğitim düzeyimizle ilgili olduğu düşünülüyor. Yani sorulan soruları doğru anlama ve doğru cevaplama da çok önemli.

Sertleşme sorunu nedir?
Sertleşme sorunu, yeterli bir cinsel performans için gerekli ereksiyonu (penis sertleşmesini) başlatamama, sağlayamama veya sürdürememe durumudur. Erken boşalma veya kısırlıkla(infertilite) aynı anlama gelmez.

Sertleşme sorununa neler yol açar?
– Yüksek tansiyon
– Şeker hastalığı
– Prostat kanseri
– Yüksek kolesterol
– Damar sertliği
– Sigara kullanımı
– Omurilik hasarı
– Multipl Skleroz (MS)
– İnme
– Depresyon
– Stres
– Hormonal bozukluklar
– Bazı ilaçlar
– Aşırı alkol veya uyuşturucu kullanımı

Prof. Dr. Halim Hattat ve ekibi, kendilerine başvuran hastalarını Hattat Klinik’te tepeden tırnağa incelemeden geçiriyor. Amaç, varsa organik bir rahatsızlığın gözden kaçmasına izin vermemek. Çünkü doğru teşhis konduğu taktirde cinsel sorunların tedavisi mutlaka var. Hatalı teşhis ise hayal kırıklığından başka bir yarar sağlamıyor.

Türkiye’de 6 milyon kişi iktidarsız
Bir erkek ne göre etkilenir, neden ereksiyon olamaz? Yapılan uluslararası toplantılarda, erektil disfonksiyon önemli bir sağlık sorunu olarak tarif ediliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde 30 milyon kadar erektil disfonksiyon sorunu yaşayan insan var. Bu hastalığa eğilim yaşla artıyor. Yaşla ilgili istatistiklere bakıldığında, sertleşme sorunu 40 yaş civarında yüzde 39 iken, sorunu 60 yaşın üzerinde yüzde 67′ye çıkıyor. Ama yaşlanmanın mutlak bir sonucu da değil. Sertleşme probleminin sosyal hayata etkileri çok önemli olabilir. Hastaların ve sağlık görevlilerinin cinsel konularda konuşmakta zorlanmalarından dolayı, erektil disfonksiyon teşhisi çok zor konabiliyor.

Bilim adamları ’2005 yılında dünyada ne olacak’ diye baktıklarında, Massachusetts araştırmasına göre dünyada 411 milyon insanda sertleşme sorunu görülecek!

Türkiye’de yapılan araştırmalara göre şu anda 5 – 6 milyon kişi problemli diye kabul ediliyor, yani genel popülasyonun yüzde 9,6′sı bu sorunu yaşıyor. Bir başka deyişle, ülkemizde 10 erkekten biri bu sorunla baş başa… Tıp çevreleri, bunu çok yüksek bir rakam olarak kabul ediyor. 20-29 yaş arasında Türkiye’de hasta sayısı 300 bin olarak tespit edilmiş. İstatistikler ülkemizde 40 – 49 yaş arası 1 milyon 400 bin, 50-59 yaş arası 1 milyon kişinin sertleşme sorunu ile karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

Ereksiyon nasıl olur?
Penis, üç borusal yapıdan oluşan, uyarılıp sertleşmeye yatın bir organdır. Bu borulardan ikisinin (korpus kavernosum) dış tabakasını sert bir kılıf sarar. Bu kılıf, ereksiyon sırasında kolajen liflerin izin verdiği ölçüde genişler, bu esnada kanın geri dönüşü de engellenerek ereksiyon oluşur. Yani penise arterler kan getirir, gevşer ve penis kanla dolarken, toplardamarlara ait yol kapanır ve sertleşme gerçekleşir.

Uzmanlar sertleşme problemi yaşayan hastayı araştırmaya başlarken önce damarlara bakıyor. Damar gevşeyemiyorsa, o zaman penis kanla dolamaz ve sertleşme olamaz. Bazı yaşlılığa bağlı hastalıklarda, penis adalesinin gevşeme özelliği kaybolabiliyor. Böyle olduğunda da penise kan dolmaz. Bazı durumlarda da, penise kan dolmasına rağmen, tamamlayıcı bir devre kapanmayabiliyor. Bu kapanmada bozukluk olursa, tıpta buna ‘kaçak’ deniyor, o zaman da sertleşme oluşuyor, ama istendiği ölçüde gerçekleşemiyor; ya da sertleşme kısa süreli meydana geliyor. Hasta bu şikayetlerle doktora gittiğinde, sorununa göre tedavi yolu seçiliyor ve mutlaka bir çözüm bulunuyor.

Organik erektil disfonksiyon vakaları damarsal, sinirsel ve hormonal sebepli oluyor. İkinci grup, psikolojik sebepli sertleşememe sorunlarını oluşturuyor. Üçüncü grup ise organik ve psikojenik sebeplerin bir arada yaşandığı durumlar.

Ereksiyona bütün beden katılıyor
Damar bozuklukları, nörolojik bozukluklar, hormonal veya lokal organa ait bozukluklar ve lezyonlar, organik yönden ana sebebi teşkil ediyor.

Psikolojik kökenli erektil disfonksiyona, bir organik bozukluk olmadan stimülasyon eksikliği sonucu görülen bir sorun olarak bakılıyor. Beyinde iki bölge vardır: Bir bölgeden pozitif akımlar, diğer bölgeden de depresyon veya korku gibi negatif imajlar gelir. Beyinde ereksiyonu oluşturan bir merkez vardır. Bu pozitif akımlar – mesela bir kadının kokusunu hissetmek, açık bir film izlemek gibi- bu merkeze gelip, beyinden aşağıya indikten sonra penisi uyaracak sinirlere ulaşıyor, bu sinirlerin ucundan bazı maddeler salgılanıyor, damarlar gevşiyor ve ereksiyon oluyor. Bu yoldaki herhangi bir düzensizlik ya da psikolojik faktörler sertleşmenin olmamasına yol açıyor.

Risk faktörleri nelerdir?
Önemli olan, hastanın sorununu doğru teşhis edebilmek. Bu sağlandıktan sonra soruna yönelik ilaçlar ya da psikoterapiyle sorun tedavi edilebiliyor. Atlanmaması gereken nokta, sebebe yönelik araştırmaların detaylı bir şekilde yapılması.

Sertleşme probleminde risk faktörlerini de asla göz ardı etmemek lazım. Kullanılan ilaçlar, sigara, alışkanlıklar, diyabet, tansiyon, yaşlanma, kronik hastalıklar, ameliyat (by-pass ve prostat gibi) ve travmalar risk faktörlerinin başında yer alıyor. Kan yağlarının yüksek oluşu da önemli bir risk faktörü oluşturuyor. Bunun yanında hormon bozuklukları da vakaların yüzde 10′unu teşkil ediyor.

Uzmanlar, sertleşme sorununda sigaranın büyük önem taşıdığının ısrarla altını çiziyor. İlaçlara gelince; psikiyatrik bir sorunu olanlar ya da epilepsi hastaları bu ilaçları ömür boyu almak zorundalar. Bu ilaçlar nörolojik ilaçlar olmaları nedeniyle, ereksiyonun oluşmasını sağlayan maddelerin salgılanmasını engelliyorlar. Uyuşturucu da böyle bir etki yaratıyor.

Sertleşme sorununda yaşlanmanın etkisi ne kadar diye bakıldığında, 40 yaş grubunda yüzde 39 iken 70 e doğru yüzde 67′ye çıktığı görülüyor.Yani yaşlanmayla kesinlikle ilgili.

İktidarsızlığın organik nedenleri
Bu rakam değerlendirildiğinde bakıldığında, damar sertliği, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, böbrek ve karaciğer yetmezliği gibi sistemik hastalıklar akla geliyor. Araştırmalar, şeker hastalarının yüzde 28′inde sertleşme sorunu görüldüğünü ortaya koyuyor. Diyabette hem sinirler hem de damarlar etkilendiği için oran böylesine yüksek. Bu hastalıkta stres ve hipertansiyon da çok önemli. Hipertansiyonlu hastaların yüzde 15′inde sertleşme sorunu varken, damar sertliğinde oran yüzde 39′a çıkıyor. Bunların dışında ereksiyonu etkileyen kronik nörolojik hastalıklar var: Alzheimer, MS, Behçet Hastalığı ve Parkinson gibi.

epimedyumlu macun

Ve diğer nedenler

Penise ait lokal sorunlara gelince; doktorlar penis bükülmesine sebep olan, sertleşmede ağrı yapan hastalıklar ve istek dışı ereksiyona ve penisin normal haline dönmediği ereksiyona yol açan durumlardan söz ediyor. Bunu yaşamış kişiler ilişkiye korkuyla yaklaşıyor.

Psikiyatrik hastalıklara bakıldığında, depresyon, performans anksiyetesi (korkusu) ve stres söz konusu oluyor. Hipofize bağlı hormon hastalıklarında cinsel isteksizlik ve ereksiyon sorunu görülebiliyor.

Ameliyata bağlı travmalar ise ürolojik ameliyatlar, batın ameliyatları ya da pelvis ameliyatları ya da omurilik zedelenmesi olarak özetleniyor. Ameliyatta sinirler kesilmek durumunda kaldıysa, ameliyatta sonra sertleşme asla gerçekleşmiyor.

Sertleşme sorunu yaratan ilaçlar ise şunlar: Tansiyon ilaçları, hormonlar ve sakinleştiriciler. Bu ilaçlarla birlikte yoğun stres ve depresyon tamamlayıcı oluyor.

epimedyumlu macun

Penis neden sertleşemez?
Sertleşme sorununu organik ve psikolojik olarak ikiye ayrılıyor. Vakaya göre, organik ve psikolojik sebepler beraber de rol alabiliyor. Sertleşme için sağlam bir sinir sistemi, sağlam bir damar sistemi ve bazı maddelerin salgılanması için normal bir endokrin (hormonal) yapı ve sağlam bir psikolojik yapı da gerekiyor. Yani hem organik hem de psikolojik açıdan sağlıklı olmak ereksiyonun şartı kabul ediliyor. Sertleşme, damar sistemi, sinir sistemi ve psikolojik duruma bağlı olduğuna göre, bunları etkileyen her şey sertleşememe sorununa sebep oluyor. İstenmeyen sertleşme hali de bir sertleşme sorunu olarak ele alınıyor: Mesela bir kaza sırasında bir omurilik travması geçirmiş bir insanda sertleşme olur ama, bu sertleşmenin istekle ilgisi yoktur. Tıpta buna reflekse bağlı ereksiyon deniyor, yani kişi istemeden ereksiyon olur. Bunun sebebi, sinir sisteminin kesilmiş olması şeklinde açıklanıyor.

epimedyumlu macun

Kalp ve damar hastalıkları ile sertleşme sorunu arasındaki ilişki nedir?
Kalp ve damar hastalığı olan erkeklerin çoğunda atardamarlar, organların gereksinim duyduğu miktarda kan taşıyamaz. Bu organların dokuları, kanın yetersiz gelmesi nedeniyle zarar görür. Bu yüzden görevlerini tam olarak yerine getiremezler. Bu durum peniste oluşursa, sertleşme sorununa neden olabilir.

epimedyumlu macun

Prostat ameliyatı ve sertleşme sorunu arasındaki ilişki nedir?
Prostat ameliyatlarında kullanılan yöntemler, penise giden sinirleri ve kan akışını etkileyebilir. Bu durumda da sertleşme sorunu ortaya çıkabilir. Sertleşme sorunu olasılığı prostat ameliyatları sonrasında artar.

İktidarsızlık nasıl tedavi edilir?
Cinsel fonksiyonla ilgili bozukluğu olan insanların doktora gitmeleri, sorunlarını açıklamaları son derece güç oluyor. Hatta kişiler doktora gitseler de yaşadıklarını açıklamıyorlar. Yapılan araştırmalarda görülmüş ki, doktorlar da hastalara bu konuda soru sormuyor, yani soramıyor.

Her hastanın durumu diğerinden farklı olduğu için, mutlaka iyi bir anamnez (hastalığın hikayesi), seksüel yaşam hikayesi ve fizik muayene gerekli oluyor. İkinci aşamada ise olayın hormonal yönünü araştırmak için kan analizleri ve ereksiyon kontrolü yapılıyor.

Değerlendirmede bazı sorgulama sistemleri var. İnsanlara 15-20 soru soruluyor. Bu sorular arasında istekle ilgili olanlar, sertleşmeyle ilgili olanlar ve ereksiyonun devamlılığıyla ilgili olanlar var.

Hastadan iki öykü alınıyor; bunlardan biri medikal öykü. Medikal öykü geçirdiği hastalıklar ve aldığı ilaçlarla ilgili. Seksüel öykü ise, çocukluğundan o güne kadar erkek veya kadında neler geçirmiş olduğunu ifade eden sorulardan bir araya getiriliyor: Çocuklukta bir travmaya uğradı mı, uğramadı mı, cinsellik aile içinde konuşuldu mu konuşulmadı mı, cinsel bilgilerini kimden aldı, ailede cinselliğe ve bu konunun konuşulmasına nasıl bakıldı, kendisinin endişeleri, deneyimleri var mı?

epimedyumlu macun

Erken boşalma
Bunlardan sonra kişinin fiziksel muayenesi, ardından belirli sorularla psikolojik değerlendirmesi yapılıyor. Ardından da hormonal ve diğer incelemelere geçiliyor.

Tıbbi anamnezin mutlaka sakin bir ortamda yapılması gerekli. Doktorlar, kişinin evli olması halinde mutlaka eşiyle birlikte incelenmesi gerektiği üzerinde duruyor. Hastada cinsel istek olup olmadığı, yoksa ne kadar zaman önce kaybolduğu tespit ediliyor.

Boşalma bozukluklarının da çok iyi sorgulanması gerekiyor. Çünkü hekimlere erken boşalma şikayetiyle gelen hastalar incelendiğinde, çoğunda sertleşme sorunu olduğu ortaya çıkıyor. Tam sertleşme olmayınca boşalma daha çabuklaşabiliyor. Bunun çok net ortaya konması gerekiyor.

Net cevaplar verebiliyorlar mı?
Hastanın hekime başvurması kadar, hekimi doğru yönlendirmesi de çok önemli. Peki sorulan cevaplara, böylesine nazik bir konuda net cevaplar verebiliyorlar mı hastalar? Prof. Dr. Halim Hattat, ‘Sorduğumuz sorulara cevapları biz alıyoruz. Sertleşme kaybının zamanı bizim için çok önemli. Erkekler çift olarak geldiklerinde konuyu daha kolay çözüyorlar. Çünkü erkekler bunu tarif edemiyor, ama eşi bize tam bilgiyi veriyor’ diyor.

Prof. Hattat ve ekibi Cerrahpaşa’daki ilk Cinsel Fonksiyon Bozuklukları Merkezi’ni 1986′da kurmuş. Orada vakalara multidisipliner (çok yönlü) olarak bakmışlar: Nörolog, dâhiliyeci, hormon uzmanı işbirliği içinde hastaları ele almışlar.

Eşin de tedaviye gelmesi çok önemli
İlk başlangıçta insanlar gazeteler yazdığı için gelmeyi arzu etmiş ama korktukları için sadece telefonla aramışlar merkezi. Sonra yavaş yavaş gelmeye başlamışlar. Zamanla eşler devreye girmiş: ‘Eşler, kocaları randevu alınca bizi arayıp, bize ön bilgi vermeye başladılar. Biz erkeklere eşinizi ya da arkadaşınızı getirin diye ısrar ettik.’

Prof. Hattat, hastalarına karşı mutlaka eşleriyle birlikte gelmeleri konusuna ısrarcı davranıyor: ‘ Erkekten bu sözü alırsak (ki kendisini daha çok psikologumuz ikna ediyor) eşinin neden gerekli olduğunu anlatıyoruz. Erkeklerin bizden bu konuda genelde şu talebi oluyor; “Beni eşimin yanında sorgulamayın” diyor. Artık her şeyin konuşulur hale gelmesi, tedavinin en önemli boyutunu oluşturuyor. Hasta ile rahat konuşabildiğimiz zaman tedavi sürecinde sıkıntı yaşanmıyor, hasta düzenli olarak geliyor. Bir kez konuşmaya başlayınca, erkek yıllarca taşıdığı sıkıntısını atmış, rahatlamış oluyor.’

Fiziksel muayene
Fiziksel muayenede, cinselliği etkileyecek sorunları doktor rahatlıkla ortaya çıkarabiliyor. Sonra laboratuar testlerine geçerek damar durumuna, cinsel fonksiyonu etkileyecek bir – iki hormona bakılıyor. Damarsal bakımdan damarların çalışıp çalışmadığının anlaşılması için Doppler yapılıyor. Hastanın geçirdiği kaza ya da hastalıklar da göz önünde tutularak nörolojik tetkik program belirleniyor.

Prof. Hattat, çoğu zaman psikolojik ve organik faktör ayrımının yapılamadığına dikkat çekiyor. Çünkü genellikle ikisi birlikte, yani hem fizyolojik hem de psikolojik sorunlar etken olabiliyor. Böyle durumlarda ilave testler gerekebiliyor. Hatta Klinik bu vakalara şöyle yaklaşıyor: Kişiye uykuda sertleşme testleri yapılıyor. Bilgisayarlı ölçüm cihazı hastanın bacağına bağlanarak, ölçümlerimizi yapılıyor. Hastadan yorgun olarak gelmesi isteniyor. Bu tetkikler iki gece sürüyor. Uyku sırasında meydana gelmiş ereksiyon haritası uzmanlar tarafından değerlendiriliyor ve ortaya çıkan grafikler doktorlara bulguları veriyor.

Bütün bu çalışmalarla, sorunun psikolojik mi, organik mi yoksa alışkanlıklara bağlı mı olduğu ortaya çıkarılabiliyor.

Sertleşme sorununun tedavisi
Sertleşme sorunu, hekimin tedavi programına uymak şartıyla tedavi edilebiliyor. Bu sorunun tedavisi için ağızdan alınan ilaçlardan, elle çalışan vakum pompalarına, enjeksiyonlardan protezlere kadar bir çok tedavi seçeneği var. Tedavide esas faktör hekimin önce non invazif (girişimsel olmayan) yöntemlere yönelmesi. Bu aşamada önce risk faktörlerini yok etmek birinci derecede önemli. Danışmanlık ve psikoterapi ile kişinin o güne kadar yaşadıkları ve tüm yapısı inceleniyor. Sorunun fiziksel kaynaklı olduğu ortaya çıktığında ise, tedaviye önce en basitinden başlanıyor. Bunlardan sonuç alınmazsa invazif, yani girişimsel tedaviye geçiliyor.

İktidarsızlıkta başlıca tedavi yöntemleri:
– Ağız yoluyla alınan ilaçlar
– Penise yapılan enjeksiyonlar
– Vakum cihazları
– Penise takılan protezler
– Psikoterapi

Hormon tedavisi
– Az bir oranda hasta hormonal sorunlar yaşayabiliyor. Bu hastaların genellikle seksüel istekleri azalmış oluyor. Hormon tedavisi tablet ve enjeksiyon yardımıyla kolaylıkla yapılabiliyor.

İlaç tedavisi
– İlaçlar, penis düz kası üzerine olan gevşetici etkiyi uzatarak, ereksiyon sağlanmasını kolaylaştırıyor. Sertleşme sorununun tipine göre, hastaların yüzde40 – 80′inde ereksiyonda iyileşme sağlıyor. İlaçlar baş ağrısı, ateş basması, mide veya görme bozuklukları gibi yan etkiler yapabiliyor, ancak bunlar geçici oluyor.

Vakum cihazları
– Vakum aleti penise takılıyor ve negatif basınçla ereksiyon meydana geliyor. Bu yöntemlerle pasif bir ereksiyon elde edilebiliyor ve kişi ilişkiye girebiliyor.

İdrar yoluna ilaç uygulaması
– Girişimsel yöntemlerde ereksiyon oluşturan bazı ilaçlar var. Bu ilaçlardan birisi idrar yoluna özel enjektörlerle veriliyor. Bir müddet sonra üretraya (idrar yoluna) yapılan masajla bu ilaçlar penis dokusuna geçiyor ve sanki beyinden bir refleks gelmiş gibi, iğnesiz sertleşme gerçekleşiyor. İlaç on dakika sonra dokuya geçiyor ve etki 40 dakika sürüyor. Erkek, kadına karşı uyarılmış gibi ilişkiye girebiliyor. Bu, ülkemizde kullanılan, yaygın yöntemlerden biri. Söz konusu olan iğne değil, bir idrar yoluna sıkılan bir tüp. Hasta ilişkiden 10 dakika önce bunu kendi uygulayabiliyor.

Penis içi enjeksiyon
– Bu tedavide, penise ince bir iğne yardımıyla ilaç enjekte ediliyor. Bu teknik, hasta tarafından evde kullanmak için kolaylıkla öğrenilebiliyor. Uygun doz, her hasta için ayrı olarak tespit ediliyor. Hasta, cinsel ilişkiden 10-15 dakika önce kendine enjeksiyonu yapıyor ve yaklaşık 30 – 40 dakikalık ereksiyon sağlayabiliyor.

Penis protezleri
– Bütün organik rahatsızlıklarda, örneğin kişinin hiç sertleşmesi olmuyorsa, kişinin damarlarla ilgili çok büyük sorunları varsa, ne ilaç ne iğne hiçbir şekilde cevap vermiyorsa, o zaman çözüm protez ameliyatı oluyor. Burada, penis içine yerleştirilen özel materyallerle, kişinin isteğine göre, hiçbir sıkıntıya girmeden, ilişkiye girme imkanı yaratılıyor. Bu protezlerin birçok modeli var. Kişinin kültür seviyesi, yaşı ve isteklerine bağlı olarak seçilip, uygulanabiliyorlar.

Damar cerrahisi
– Bu tedavi, peniste kan akımını ve kan basıncını artırmayı hedefliyor. Özellikle genç yaşta, normal kan akımını engelleyecek kaza geçirmiş hastalara tavsiye ediliyor. Müdahale, sağlıklı bir arterin penise bağlanması şeklinde gerçekleşiyor ve bu yolla tıkanıklık ortadan kaldırılmış oluyor. Günümüzde çok kısıtlı vakalarda kullanılıyor.

Psikoterapi
– Psikojenik sorunlarda çeşitli evrelerde psikologlar eşlere birbirine yaklaşma tedavileri uyguluyor. Yaklaşma tedavilerinde hastalar fark etmeden ilişkiye girer hale geliyorlar. Burada çok küçük adımlarla gidiliyor: Tedavi, çiftlerin birbirlerini ve birbirlerinin hassas bölgelerini tanımaları, birbirlerine karşılıklı masajlar yapmaları, ilişki yasağı uygulamasına uymaları şeklinde seyrediyor.

Epimedyumlu macun olarak sağlıklı günler dileriz.

therma epimedyumlu macun

Themra Epimediumlu Macun Nedir?

erkekte-sperm-sagligini-koruyacak-bitkisel-urunler stag9000 kampanyası

İsim: Şeref H, Yaş: 60, Şehir: Adana  Epimedium yorumları
Ürünü çok beğendik. Şirkette olay oldu. İnanmayan herkes elinde plastik tatlı kaşığı ile sıraya girdi. Umarım uzun yıllar bu ürüne erişimimiz olur. Epimedyumlu macun benzer etkideki ilaçlarla kıyaslayınca 30-40 kat daha ucuza geliyor ve yan etkisiz.İyi çalışmalar dilerim.. (E.S. 35-İstnabul)


Yorum Ekle

Siparişleriniz İçin Telefon Numaralarımız

0232 425 00 61

0554 507 99 99

0505 598 51 44

Çağrı Merkezi
Barkod Sorgulama

Kullandığınız ürünün orjinal olup olmadığını buradan sorgulayıp öğrenebilirsiniz.

epimedyumlu macunda yurtdışı siparişi

Testesteron eksikliginde epimedium

Testesteron eksikliginde epimedium

TESTOSTERON EKSİKLİĞİ

Epimedyumlu macun sizlere bu hafta bir çok erkeğin sorunu olan cinsel isteksizliğin sebebi olan testesteron eksikliği hakkında Dr Özay Tiryakioğlu’nun makalesini yayınlayacağız.

Erkek seks hormonu (Testosteron) hem erkek hem kadın bedeninde üretilir.Testosteron, erkeklerde testisler ve böbrek üstü bezlerinden salgılanır; spermatogenez (sperm üretimi),  erkeğe özgü olan sekonder seks karakterlerinin gelişmesi (vücudun tüylenmesi,sakal çıkması,sesin kalınlaşması,libido,penisin büyümesi) yanısıra anabolizan etkilere ( protein biyosentezine etki ederek kas gelişiminde hızlanma, kırmızı kan hücrelerinin ve kemik yapan osteoblast denilen hücrelerin üretiminde artma, hastalık ve yaralanmalardan sonra iyileşme süreçlerinde  hızlanma) sahiptir. Ayrıca metabolizma dediğimiz vücutta meydana gelen yapım ve yıkım olaylarına etki eder, vücutta yağ yakımını hızlandırır. Kadınlarda ise testosteron erkeklere göre 3-4 kat daha düşük düzeylerdedir.

Sağlıklı bir erkekte testeron salgısı yaşamın değişik dönemlerinde farklılıklar göstermektedir. Ergenlik döneminde  testosteron düzeyleri zirvededir.Bu yüzden bu yaşlarda vücutta yüksek libido ve aşırı fiziksel enerji mevcuttur. Otuz yaşından sonra testosteron üretiminde yavaş ve sürekli bir azalma oluşur. İlerleyen yaşla birlikte testosteron eksikliğine bağlı yakınmalar ve hastalıklar baş göstermeye başlar.Testosteron salgısı yaşla birlikte azalmaya devam etttiğinden yaşlı erkekler genellikle genç erkeklerden daha düşük testosteron seviyesine sahiptirler. Bu azalma derecesi kişiden kişiye çok değişiklik gösterir. Yaşlı erkeklerin (65 yaş üstü)  yaklaşık yüzde 15 ile 30’u normalin altında testosteron seviyesine sahiptirler.

Ortalama yaşam süresindeki artma ile paralel olarak yaşlanmaya  ve andropoza bağlı problemlerin artması ve  geliştirilen tedavi yöntemleri çok güncel bir konu olmuştur. . Türkiye de 40 ile 70 yaş arasındaki erkeklerin yüzde 52 sinde cinsel performansta ve istekte azalma olduğu, ancak doktor başvurusunun azlığına bağlı bu rakamların gerçeğin oldukça altında kaldığı tahmin edilmektedir. Tüm bu bulguları özetlersek:

1) Seksüel fonksiyon (impotans) ve istek (libido) azalması, özellikle sabah ereksiyonlarında azalma .

2) Entelektüel kapasitede azalma, konsantrasyon kaybı, yorgunluk, kızgınlık ve depresyon.

3) Kas kitlesinde ve gücünde belirgin azalma,

4) Kemik mineral yoğunluğunda azalma (osteoporoz), kolay kırık gelişmesi.

5) Organ yağlanmasında artış (Obezite, Karaciğer yağlanması vs).
Andropoz  aslen altta yatan sorunu göstermede çok doğru bir tanımlama değildir. Kadınlarda menopoz ile birlikte üreme özelliklerinin tamamen ve ani olarak bitmesine karşın, erkeklerde üreme kapasitesi ilerleyen yaşa rağmen devam edebilir. Bu nedenle ” erkeklerde yaşın ilerlemesiyle oluşan androjen eksikliği’’ daha doğru bir tanımdır. 40- 70 yaşları arasındaki erkeklerde, serum serbest testosteron seviyelerinin yılda yaklaşık %.1.2 oranında düştüğü gösterilmiştir. 65 yaş üstü erkeklerin yaklaşık %25-50’sinde testosteron düzeylerinde düşüş gerçekleşmekte ve androjen replasman (eksik hormonun yerine dışarıdan yapay olanı verme) tedavisi gerektirecek belirtiler ortaya çıkmaktadır. Yaştan bağımsız olarak; bazı genetik bozukluklar, şişmanlık, testis ve diğer bazı endokrin organların hormonal dengesizliklere sebep olan hastalıkları (büyüme hormonu, tiroid hormonları, insülin), alkol, stres ve vücud için yıkıcı etkileri olan kronik hastalıklar da kan testosteron düzeylerinde düşmeye sebep olabilmektedir.

Testosteron yerine koyma tedavisi; uzman endokrinolog başta olmak üzere üroloji uzmanı, geriatri uzmanı ve hatta psikiyatri uzmanına kadar genişletilebilecek bir hekim konsultasyon grubu tarafından amacı, süresi ve kullanılacak preparatı belirlenerek uygulanması gereken bir iştir. Tedavinin artıları ve eksileri baştan hastaya anlatılmalıdır. Tedavi aracı olarak kullanılan testosteron preparatlarının ağızdan tablet olarak alınan formu, 2-3 haftada yada 2-3 ayda bir kas içine iğne olarak uygulanan uzun ekili formları, doğrudan cilde uygulanabilen jel, merhem yada bant olarak yavaş salınımlı cilt uygulamasına elverişli olarak uygulanabilen formuna kadar ürün zenginliği bulunmaktadır. Her bir formun etki süresi,farklı yakınmaları düzeltmede farklı başarı şansı ve farklı yan etkileri bulunabilmektedir.  Yan etkilerin kontrolü ve engellenmesi için belki de en önemli bilgi ilacın dozunun doğru, yada hedef ulaşır bir şekilde ayarlanmış olması zorunluluğudur. Daha çok hastanın kişisel ve hastalığı ile ilgili özel şartları bu seçimde hekime yol göstermektedir. Tedavi sırasında düzenli olarak testosteron düzeyi ve ilaç preparatının yan etkileri açısından hedefi olabilecek karaciğer başta olmak üzere diğer organ fonksiyonlarının takibi için yapılan kan testleri ve kontrol vizitleri özel önem taşımaktadır.

Epimedyumlu macun kullanarak testesteron hormon seviyenizin yükselmesine yardımcı olabilirsiniz.

Etiketler: , , , , ,

Tüm Kredi Kartlarýna 12x Taksit Ýmkaný! - Türkiye'nin Her Yerine 24 Saatte Kargo!
Yurtiçi Kargo - Granti - Akbank - Yapý Kredi - Türkiye Ýþ Bankasý - Finansbank - Teb - HSBC
UYARI: Sitemizde bulunan ürünler reçeteye tabi ilaç olmayip adi geçen hastaliklarin tedavisinde dogal destek amaçli ve gida takviyesi olarak kullanilir. Ürünlerin kullanimi ve saglik sorunlariniz için öncelikle hekim ya da eczaciniza danisiniz. Ürünler ile ilgili ayrintili bilgi ve diger sorulariniz için telefonlarimizdan bize ulasabilirsiniz.